
Rayong'da Gizli Bir Kafe | Koh Samet Öncesi Elephante Cafe İncelemesi
İçindekiler
14 öğe
Tayland Rayong Ban Phe, Koh Samet'e Geçmeden Uğradığımız Mahalle Kafesi
Size Tayland'ın Rayong Ban Phe bölgesinde gizli kalmış bir kafeden bahsetmek istiyorum. Tayland'da yaşadığım dönemde eşimle Koh Samet'e geçmek için Nuan Thip iskelesine gitmiştik ama vapur saatine daha epey vardı. İskele civarında bir şeyler içelim diyerek yürürken Elephante Cafe'ye denk geldik. Rayong Ban Phe sahil yolu üzerinde görebileceğiniz iki katlı küçük bir bina; Koh Samet'e giden turistlerin pek uğramadığı, tam bir mahalle kafesi. Türkiye'ye döndüğüm şu günlerde bile burayı sık sık hatırlamamın sebebi kahvesi değil, o muazzam pastasıdır.
Açıkçası Tayland'da yaşarken gerçekten çok fazla kafe gezdim. Bangkok Thong Lo tarafındaki o aşırı havalı mekanlardan tutun da Pattaya'daki sahil kafelerine, hatta Koh Samet adasının içindeki kafelere kadar... Ama Rayong turistik bir bölge olmadığı için buranın atmosferi çok başkaydı. Yabancı turist kaynayan o bilindik yerler gibi değil; hafta sonu şıpıdık terliklerle dışarı çıkmış mahallelinin arasına oturduğunuzda, kendinizi bir gezgin gibi değil de sanki hep oralıymışsınız gibi hissediyorsunuz.
Tayland Kafeleri, Sipariş Vermeden Önce Bunları Mutlaka Bilin
İçeri girmeden önce size bir tüyo vereyim. Tayland kafelerindeki menü sistemi diğer ülkelerden biraz farklı. Bunu bilmezseniz ilk siparişinizde büyük bir şok yaşayabilirsiniz.
☕ Tayland Kafelerinde Sipariş Öncesi Bilinmesi Gerekenler
Thai Kafe Menüsü ≠ Global Standartlar
Espresso Espresso
🌍 Dünya Genelinde — 30ml yüksek basınçla demlenmiş, şekersiz, acı
🇹🇭 Tayland — Genellikle standart olarak yoğunlaştırılmış süt eklendiği için önünüze tatlı bir espresso gelebilir
Americano Americano
🌍 Dünya Genelinde — Espresso + Su, şekersiz
🇹🇭 Tayland — Şeker şurubu standart olarak eklenir. Şekersiz istiyorsanız mutlaka "Mai Wan" (Şekersiz) demelisiniz
Cafe Latte Cafe Latte
🌍 Dünya Genelinde — Espresso + Buharda ısıtılmış süt, şekersiz
🇹🇭 Tayland — Normal süt yerine yoğunlaştırılmış süt + buharlaştırılmış süt karışımı çok yaygındır. Aşırı tatlı ve yoğun olur
Cafe Yen Tay Buzlu Kahvesi
🌍 Dünya Genelinde — Menüde bulunmaz (Tayland'a özgü)
🇹🇭 Tayland — Tayland usulü buzlu kahve. Sert kahve + yoğunlaştırılmış süt + şeker + buharlaştırılmış süt + buz. Aşırı tatlı ve kremamsı
Oliang Geleneksel Siyah Kahve
🌍 Dünya Genelinde — Menüde bulunmaz (Tayland'a özgü)
🇹🇭 Tayland — Robusta çekirdeklerinin mısır, susam ve soya fasulyesi gibi tahıllarla kavrulduğu geleneksel siyah kahve. Şeker standarttır, yoğunlaştırılmış süt eklenebilir
⚠️ Sipariş Tüyoları
Tatlı olmasını istemiyorsanız → "Mai Sai Nam Tan" = Şeker koymayın
Yoğunlaştırılmış süt istemiyorsanız → "Mai Sai Nom Khon" = Yoğunlaştırılmış süt koymayın
Şeker oranı → Çoğu kafede %0 / %25 / %50 / %75 oranlarında seçim yapabilirsiniz
Bunu bilerek sipariş vermekle bilmeden vermek arasında dağlar kadar fark var. Tayland'a ilk geldiğimde Americano sipariş edip elime şerbet gibi tatlı bir şey tutuşturduklarında siparişin karıştığını sanmıştım.
Yuzu Americano, Açıkçası Tahmin Etmesi Zor Bir Tat
Bu kafede ben Yuzu Americano sipariş ettim. Menüde önerilenler arasındaydı, o yüzden denemek istedim. Bardağın en altında sarı yuzu şurubu, üstünde ise Americano yer alıyor. En üste bir dilim limon ve maydanoz ekleyip getirdiler. Sanırım bu kafenin imza dokunuşu ne sipariş ederseniz edin üstüne bir dal maydanoz koymak. Fakat dürüst olmak gerekirse bunun tadını tarif etmek biraz zor. Kahvenin acılığı ile yuzu narenciyesinin ekşiliği aynı anda ağzınıza hücum ediyor ve neye odaklanacağınızı şaşırıyorsunuz. Kesinlikle sevenin çok seveceği, sevmeyenin ise nefret edeceği bir içecek. Bir bardak Americano ₺60 civarındaydı.

Eşimin Seçtiği Liçi (Lychee) Sodası
Eşim vitrinin önünde uzun uzun düşündükten sonra liçi sodası sipariş etti. Maden suyunun içine liçi şurubu eklenmiş, üstüne de bütün halde liçi meyvesi atılmıştı ve tabii ki bunda da bir dal maydanozumuz mevcuttu. Tayland sıcağına çok yakışan, ferah ve hafif bir içecek. Liçi aroması çok kararındaydı, asla boğaz yakan bir yapaylığı yoktu. Fiyatı ₺75.


Hayatımın Pastasını Tayland'da Lokal Bir Kafede Bulacağım Kimin Aklına Gelirdi
Asıl efsane olay buradan sonra başlıyor. Eşimin vitrinden seçtiği o mor pasta... Günün asıl bombası buydu işte.

Vitrinde mousse pastalar, krep pastalar, fıstık yeşili matcha pastalar yan yana dizilmişti. Tayland'da sıradan bir mahalle kafesi için tatlı çeşitliliği epey sağlamdı. Üst rafta birkaç çeşit hamur işi de vardı. Eşim en sağdaki o mor renkli pastayı gözüne kestirdi.

Pasta masaya bir geldi, inanın küçücük bir şey. İçecek bardağıyla yan yana koyunca avuç içinden bile daha ufak kalıyor. Bu fotoğrafı teleobjektifle çektiğim için gözünüze devasa gelebilir ama aldanmayın. Gerçekte üç dört lokmada bitecek bir porsiyon. Yanlış hatırlamıyorsam fiyatı ₺100 civarıydı, yani porsiyonuna bakınca pek de ucuz sayılmazdı aslında.
Ancak ilk çatalı aldığımız anda ikimiz de kaşığı bıraktık. Yaban mersinli kremanın üzerinde yoğun kıvamlı bir sos vardı. Bizim şerbetli tatlılar gibi boğaz yakan cinsten değil; şekeri çok dengeli, yoğun bir meyve tadı ağzınıza yayılıyor. Tayland'da yediğim tüm pastalar arasında, bütün samimiyetimle söylüyorum, hayatımın pastası buydu.
Teleobjektifin Abarttığı Boyut, Ama Tadı Asla Abartı Değil

Lensi iyice yakınlaştırıp çekince fotoğrafta dev gibi duruyor değil mi? Halbuki gerçekte sadece üç parmak genişliğinde. En altta çikolatalı kurabiye kırıntılarından bir taban, üzerinde açık mor mousse ve oradan aşağı süzülen yoğun yaban mersini sosu... Mousse'un dilde erime hızı tek kelimeyle kusursuzdu. Asıl vurucu nokta ise yaban mersini sosunun, mousse'un kendi o hafif tadını asla gölgelememesiydi. Bu dengeyi tutturabilen pastacılar gerçekten çok nadir bulunur.

Tabağın üzerine yulaf ezmesi ve pudra şekeri serpiştirerek yaptıkları sunum... Tayland'da böyle lokal bir kafede açıkçası bunu beklemiyordum. Lüks bir restoranda tatlı sipariş etmişsiniz de önünüze şefin tabağı gelmiş gibi bir hissiyat veriyor. Bangkok'un merkezindeki o meşhur, şaşalı kafelerin çoğunda bile böyle özenli bir sunum yokken Ban Phe'de mahalle arasında böyle bir şey görmek şaşırttı beni.
Tek Bir Şurup Bile Bu Kafenin Kalitesini Gösteriyor

Yaban mersini şurubuna biraz daha odaklanıp çektim. Bu parlak ve akışkan şurup işin can damarı; eğer bunu yapmayı beceremezseniz şerbet gibi aşırı tatlı olur ve pastanın tüm özelliğini öldürür. Buradaki şurup, tatlıdan ziyade hafif mayhoş, ferah bir taraftaydı. Mousse'un kendisi zaten çok hafif bir tatlılığa sahip, şurup da ona efsanevi bir ekşi dokunuş katıyor.
Kesitinden Pastanın İç Yapısı

Bir çatal kestikten sonra içini çektim. Tamamı sadece kremadan (mousse) oluşmuyor. En altta ince bir çikolatalı kek tabanı, onun üzerinde de ince bir yaban mersinli mousse katmanı var. Bu krema katmanını böyle ince ve eşit bir şekilde oturtmak hiç de kolay bir iş değil. Kalın olursa içinizi bayar, çok ince olursa da tadını alamazsınız. Tam tek lokmada o kekin yoğunluğuyla kremanın hafifliğini aynı anda hissedeceğiniz mükemmel incelikteydi.

Kesite biraz daha yakından bakarsanız mousse'un içine gömülmüş yaban mersini meyvelerini görebilirsiniz. Sadece en üste sos döküp geçmemişler, meyveyi pastanın özüne de işlemişler.

Şurubun yakından bir karesi daha. Yoğun bir şekilde aşağı süzülürken aynı zamanda kremanın üzerinde çok yavaş yayılan bir kıvamı vardı. Su gibi şıpır şıpır damlamıyor, olduğu yerde tutunuyordu. Şurubun içinde yaban mersini taneleri dişe geliyordu ve marketten alınma hazır bir ürün değil, kendi kaynattıkları bir sos olduğu her halinden belliydi.
Sadece Zoom Lensle Çekebildiğim Kafe İç Mekanı
Şimdi biraz da kafenin içerisinden bahsedelim. Fotoğrafların hepsini oturduğum yerden içeride çektim. Yanımda sadece zoom lens olduğu için maalesef mekanın dış cephesini çekemedim.

Kafe öyle devasa bir yer değil ama o Tayland havasını yansıtan antika mobilyaları ve dekoratif objeleri köşelere çok güzel yerleştirmişler. Çukurcuma'daki antikacı dükkanlarına girmişsiniz gibi, zoraki bir dekorasyondan ziyade sanki o eşyalar hep oradaymış gibi doğal duruyordu. Tayland kafelerinde böyle ilginç bir zevk var; çuvalla para dökmek yerine ellerindekilerle o ruhu yaratmayı çok iyi biliyorlar.
Vintage Müzesi Gibi Objeler



Duvarda devasa ahşap bir fil kafası oyması asılıydı, ahşap rafların her biri minyatür motosikletler ve fındıkkıran asker figürleriyle dolup taşıyordu. Bir köşede bebek mavisi vintage bir Vespa sergileniyor, hemen arkasında ise altın rengi bir Monkey motosiklet duruyordu. Mekanın sahibi belli ki sıkı bir koleksiyoner, kafenin geneli adeta minik bir vintage müzesi gibiydi. Duvarın bir köşesindeki cam vitrinin içinde bir Fender Telecaster duruyordu ve altında "Fender Telecaster Japan 1987-1990" yazıyordu. Bir kafede gitarın böyle müzeymiş gibi sergilendiğini ilk defa gördüm. Eşyalar arasında bir tema bütünlüğü yok ama işin garip yanı mekan hiç de dağınık hissettirmiyor; daha çok sevdiği her şeyi bir odaya toplamış birinin salonunda oturuyormuşsunuz gibi bir his veriyor.
Bu arada dükkanın önündeki otopark en fazla 5 araç alıyor. Hafta sonu öğleden sonraları yer bulmak biraz sıkıntı olabilir, o yüzden erken gitmekte fayda var.
İki Katlı Yapı, Kemerli Merdiven Altının Sıcaklığı

Kafe iki katlı bir yapıya sahip. Merdivenlerin alt kısmını tuğlalarla örüp kemerli bir hale getirmişler, burada çok sıcak ve loş bir köşe masası bulunuyor. Üst kata çıktığınızda ise daha ferah oturma alanları sizi karşılıyor.
Oturma Alanları Geniş, Üst Kattaki Cam Kenarı Favori



İkinci katta devasa masif bir ahşap masa var, kalabalık gruplar için oldukça ideal. Hemen pencerenin ötesindeki yeşil ağaçları gördüğünüz bu bölüm kafenin en popüler köşesi. Birinci katta ise kahverengi deri minderli alçak ahşap sandalyeler vardı; sırt açısı öyle güzel ayarlanmış ki uzun süre otursanız bile hiç rahatsız etmiyor. Sandalyenin yanlarına Tayland geleneksel motiflerini taşıyan kumaşların dikilmiş olması mekana çok yakışmış. Kanepe tarafındaki duvar ise Mısır papirüs resimleri ve minyatür vitrinlerle kaplıydı; o açık mavi sarkıt lambaların altında minik bir sanat galerisini andırıyordu. Hala hiçbir şeyin birbiriyle bir uyumu yok ama o saatten sonra anlıyorsunuz ki bu dağınıklık zaten kafenin kendi karakteri olmuş.
Tayland Kafelerinde Hemen Kullanabileceğiniz 10 Tayca Cümle
Son olarak, Tayland'daki kafelerde hayatınızı kurtaracak bazı sipariş kalıplarını derledim. Okunuşlarını ve tonlamalarını da ekledim, olduğu gibi okursanız yerel halk sizi şıp diye anlayacaktır.
🗣️ Tayland Kafelerinde Hemen Kullanmalık 10 Tayca Cümle
Tonlama İşaretleri: ↗Yukarı ↘Aşağı — Uzun okuma
Ao↘ An↘ Ni↗ Ka↗/Kap↗
เอาอันนี้ค่ะ/ครับ
→ Bunu alayım lütfen
Mai↗ Sai↙ Nam↗ Tan-
ไม่ใส่น้ำตาล
→ Şeker koymayın
Mai↗ Sai↙ Nom↗ Kon↗
ไม่ใส่นมข้น
→ Yoğunlaştırılmış süt olmasın
Wa↗an No↗i Noi↘
หวานน้อยหน่อย
→ Daha az şekerli olsun
Sai↙ Nam↗ Keng↘ Yö↗ Yö↗
ใส่น้ำแข็งเยอะๆ
→ Bol buzlu olsun
Ao↘ Ron↗ Ka↗/Kap↗
เอาร้อนค่ะ/ครับ
→ Sıcak alayım
Ho↙ Glap↙ Ba-an Ka↗/Kap↗
ห่อกลับบ้านค่ะ/ครับ
→ Paket (Al götür) olsun
Ra↗hat↙sai- Wi↗fi↗ A↙rai↘ Ka↗/Kap↗
รหัสไวไฟอะไรคะ/ครับ
→ Wifi şifresi nedir?
Ko↘ Nam↗ Pla-o Ka↗/Kap↗
ขอน้ำเปล่าค่ะ/ครับ
→ Su alabilir miyim?
Gep↙ Tang↗ Ka↗/Kap↗
เก็บตังค์ค่ะ/ครับ
→ Hesabı alabilir miyim?
💡 Ekstra İpucu
Eğer kadınsanız cümlenin sonuna "Ka↗" (ค่ะ), erkekseniz "Kap↗" (ครับ) eklerseniz çok daha kibar bir söylem olur. Tatlılık oranını sayıyla belirtmek isterseniz "Ha↙ Sip↙ Pö↗ Sen↗" (ห้าสิบเปอร์เซ็นต์) = %50 diyebilirsiniz.
Elephante Cafe Ziyaret Bilgileri Özeti
Toparlamak gerekirse, Elephante Cafe, Koh Samet'e giderken ayaküstü uğramak için muhteşem bir durak. Nuan Thip iskelesinden arabayla sadece 2-3 dakika, yürüyerek ise 10 dakika sürüyor. Americano ₺60, liçi sodası ₺75, o meşhur yaban mersinli mousse pasta ise ₺100 civarındaydı. Kişi başı ortalama ₺200 gibi bir fiyata hem içeceğin hem tatlının keyfini sonuna kadar çıkarabildik. Bangkok'un Thong Lo veya Ari gibi semtlerindeki lüks kafelerde aynı masayı kursanız kişi başı en az ₺300-₺400 hesap ödersiniz. Yarı fiyatından bile ucuza, çok daha yüksek kalitede bir tatlı yemek... Kafenin konumu yüzünden pek bilinmemesi cidden haksızlık.
Akşama doğru giderseniz çekirdek bittiği için kahve içemeyebilirsiniz, bu yüzden yorumlarda genellikle sabah ya da öğleden hemen sonra gidilmesi tavsiye ediliyor. Çalışma saatleri hafta içi 09:00-18:00, hafta sonları ise 07:00-18:00 arası ve ücretsiz Wi-Fi mevcut. Yolunuz Rayong'a düşerse veya Koh Samet'e geçerken vapur saatini bekliyorsanız mutlaka bir uğrayın. Ama dürüst olmak gerekirse şekeri falan boş verin, asıl o yaban mersinli mousse pasta hala menüde mi asıl onu kontrol etmelisiniz.
Bu yazı orijinal olarak şu adreste yayımlanmıştır: https://hi-jsb.blog.