KategoriKafe
DilTürkçe
Yayınlandı16 Mart 2026 18:04

Gyeongju Yangnam Ocean View Kafe The King — Dev Fırın Kafe İncelemesi

#Gyeongju kafe#okyanus manzaralı kafe#Yangnam kafe

Gyeongju Yangnam Okyanus Manzaralı Kafe The King — Jusangjeolli Yanında Dev Fırın Kafe

Gyeongju seyahati denince akla genelde Bulguksa Tapınağı (Bulguksa Temple), Cheomseongdae Gözlemevi (Cheomseongdae Observatory) gibi iç kesimlerdeki tarihi yerler gelir. Ama Gyeongju'nun bir denizi olduğunu biliyor muydunuz? Gyeongju'nun doğusundaki Yangnam-myeon sahilinde, Jusangjeolli (sütunlu bazalt yapılar) adında doğal bir anıt bulunuyor. Bu sahil kayalıklarının hemen yanında ise The King (The King Bakery & Cafe) adında devasa bir okyanus manzaralı kafe (ocean view cafe) var. Girişindeki devasa altın goril heykeli (giant golden gorilla sculpture) ile ünlü bu mekanda, cam duvarların ardında Doğu Denizi (East Sea) manzarası sizi karşılıyor. Ayrıca kafenin hemen arkasından başlayan Jusangjeolli Dalga Sesi Yolu (Jusangjeolli Wave Sound Trail) yürüyüş parkuru da cabası. Kendi ekmeklerini pişiren bir fırın kafe (bakery cafe) olan bu mekan, çocuk alanı (kids zone) ve açık hava kum oyun parkı ile aileler (family-friendly) için de harika bir tercih.

Ben Kore'de yaşıyorum ve 2025 Eylül sonunda eşimle birlikte buraya gittim. O gün Seokguram Mağarası (Seokguram Grotto) gezisini bitirip Doğu sahil şeridine geçerken uğradık. Seokguram'dan arabayla yaklaşık 40 dakika, 30 km mesafede. Eylül sonu olmasına rağmen güneş hala yaz sıcağı gibi yakıyordu. Öğleden sonra saat 1 gibi varıp bir saat kadar vakit geçirdik, sonra Pohang tarafına geçtik. Kendi çektiğim fotoğraflarla detaylara bakalım.

Gyeongju Yangnam The King kafe girişindeki dev altın goril heykeli - The King Cafe Gyeongju giant golden gorilla sculpture at entrance

Otoparktan İtibaren Büyüleyen Altın King Kong

Arabayı otoparka park edip indiğinizde devasa bir altın King Kong heykeli sizi karşılıyor. İlk gördüğünüzde gerçekten şaşırıyorsunuz. Boyutu neredeyse bina kadar olduğu için çok uzaktan bile seçilebiliyor. Navigasyonu açmasanız bile "Ah, işte orası" diyebileceğiniz kadar belirgin. Otoparkı da oldukça geniş, bu yüzden hafta sonu bile gitseniz park yeri bulma konusunda büyük bir stres yaşamazsınız. Gyeongju Yangnam tarafındaki çoğu kafenin otoparkı dardır ama The King bu konuda kesinlikle çok rahat.

The King kafe goril heykeli ve insan boyutu karşılaştırması - geri dönüşüm metal sanatı - The King Cafe gorilla sculpture size comparison with person

Boyutunun ne kadar devasa olduğunu anlamanız için; fotoğraftaki eşimin boyu heykelin sadece ön kol kısmına kadar geliyor. Yanında durduğunuzda gerçekten ezici bir ölçeği var. Yakından bakarsanız yüzeyinin dişliler, motor parçaları gibi metal parçalarla dolu olduğunu görürsünüz. Bu bir geri dönüşüm sanatı (upcycling art) eseri ve sadece öylesine yapılmış değil, oldukça emek verilmiş bir heykel. Buradan geçip de fotoğraf çekilmeyen birini görmedim.

The King kafe kemerli giriş koridoru - bir kaleye giriyormuş hissi veren yüksek tavanlı taş duvar yapısı - The King Cafe arched stone entrance hallway

Bir Kaleye Giriyormuşsunuz Hissi Veren Giriş

Girişi de heybetinden ödün vermiyor. Sadece King Kong büyük sanıyordum ama kafenin giriş kapısı kemerli (arched entrance) ve oldukça yüksek tasarlanmış. Tavanın açık olduğu bu yapıda yanlarda taş duvarlar uzanıyor; içeri adım attığınızda kendinizi bir kaleye (castle) giriyormuş gibi hissediyorsunuz. Kemerin üzerinde büyük bir tabela asılı ve içeri doğru ilerledikçe yol daralarak sizi doğal bir şekilde kafenin içine çekiyor. Sadece kapıyı açıp girdiğiniz bir yer değil, girişin kendisi başlı başına bir seyirlik.

The King kafe 1. kat orta çağ temalı bölge - mavi duvarlar kalkan dekorasyonu sokak lambası ve Iron Man figürü - The King Cafe medieval themed interior zone with blue walls and shield decorations

The King Kafe İç Mekan — Her Bölümü Farklı Temalı Devasa Bir Alan

İçeri girdiğinizde önce mekanın büyüklüğüne şaşırıyorsunuz. İlk alan; mavi duvarlar, kalkan süslemeleri, sokak lambası tarzı aydınlatmalar (street lamp-style lights) ve hatta bir Iron Man figürü ile orta çağ esintili bir tema bölgesi. Masalar oldukça geniş aralıklarla yerleştirilmiş, sandalyeler kumaş olduğu için uzun süre otursanız bile rahatsız etmiyor. Ayrı bir çocuk alanı (kids zone) olduğunu duymuştum ama bu bölümün kendisi bile çocuklar için bir lunapark gibi görünüyor olmalı.

The King kafe ana okyanus manzaralı salon - kristal avizeler ve boydan boya cam deniz manzarası - The King Cafe main hall with crystal chandeliers and ocean view through floor-to-ceiling windows

Avizelerin Sıralandığı Okyanus Manzaralı Salon

Asıl atmosfer değişikliği iç taraftaki salonda yaşanıyor. Tavanda asılı duran çok sayıda kristal avize (crystal chandelier) var ve bunlar şaka değil, gerçek bir otel lobisinde görebileceğiniz boyutta. Hemen yan taraf denize bakan boydan boya camlar (floor-to-ceiling glass windows) olduğu için avizelerin ışığıyla dışarıdaki gökyüzü ışığı birbirine karışıyor. Siyah metal sandalyeler kullanılmış, sırt kısımları geniş olduğu için beklenenden daha rahattı. Ancak metal oldukları için Eylül sonu olmasına rağmen oturunca biraz soğuk hissettiriyordu.

The King kafe okyanus manzaralı salonun uzunluğu - Avrupa tarzı iç mekan duvarları ve deniz manzarası - The King Cafe long ocean view hall with European-style interior walls

Bu salon o kadar uzun ki sonu görünmüyor. Bir taraf boydan boya deniz manzarası, diğer taraf ise tuğlalar ve Avrupa tarzı sahte pencerelerle (European-style faux windows) dekore edilmiş. Aralarda sarı kadife kanepeler ve sokak lambaları var; yürürken yer seçmek bile bir keyif haline geliyor. Hafta sonları çok kalabalık olduğu söyleniyor ama benim gittiğim hafta içi bir öğleden sonrası için oldukça sakindi.

The King kafe okyanus manzaralı salonun ters açısı - beyaz sandalye sırası ve tekrarlanan avize dizilimi - The King Cafe ocean view hall opposite angle with white chairs and repeated chandeliers

Karşı taraftan bakınca da böyle bir görüntü var. Beyaz sandalyeler pencere kenarı boyunca uzanıyor ve büyük saksıların arasına masalar yerleştirilmiş. Avizelerin tavan boyunca tekrar ederek dizilmesi uzaktan bakınca gerçekten harika görünüyor. Bir önceki fotoğrafla aynı mekan ama açı farklı olunca hava da değişiyor. Nereye oturursanız oturun manzara göründüğü için yer kapma stresi yaşamazsınız.

The King kafe pencere kenarından Doğu Denizi manzarası - sahil şeridi kayalıklar ve rüzgar türbinleri - The King Cafe window seat East Sea ocean view with coastline rocks and wind turbines

Pencere Kenarına Oturduğunuzda Görünen Doğu Denizi

Pencere kenarındaki masaya oturduğunuzda göreceğiniz manzara bu. Doğu Denizi tam önünüzde. Camın ardında sahil şeridi, kayalıklar ve uzaklardaki rüzgar türbinleri (wind turbines) tek bir bakışta görünüyor. Eşim burada epey bir süre durup manzarayı izledi. Ben "Hadi oturalım artık" desem de o biraz daha bakmak istedi. Aşağıda çim bahçesi (grass garden) de görünüyor, sonradan öğrendim ki oraya inilebiliyormuş.

The King kafe 2. kat teras dış mekan koltukları - cam korkulukların ardında bahçe ve deniz manzarası - The King Cafe 2nd floor terrace outdoor seating with ocean and garden view

2. kat teras (terrace) kısmında da oturma yerleri mevcut. Dışarıdaki havayı soluyarak oturabileceğiniz bu alanda, cam korkulukların ötesinde çim bahçe ve deniz manzarası alabildiğine uzanıyor. Minderli kanepe tarzı koltuklar olduğu için buraya bir kez yerleşince kalkmak istemeyeceksiniz. Hava güzel olduğunda burası iç mekandan çok daha keyifli olacaktır. Eylül sonu olduğu için biraz rüzgar vardı ama bu da bir sahil kafesinin olmazsa olmazıdır.

The King kafe Avrupa tarzı dış cephe duvar dekorasyonu - café MALT tabelası ve vitray pencereler - The King Cafe European street-style facade interior with stained glass windows

Kafe İçinde Başka Bir Kafe Varmış Gibi Duran Avrupa Tarzı Duvarlar

Duvarlara baktığınızda Avrupa'nın herhangi bir sokağındaki bir kafenin dış cephesi (European street-style facade) canlandırılmış. "café MALT amour du café" yazılı tabelalar, kemerli pencereler ve yeşil vitraylar (stained glass). Gerçekten kafe içinde başka bir kafe varmış hissi yaratıyor.

The King kafe iç mekanındaki devasa metal heykeller - balta ve kalkan tutan geri dönüşüm sanatı eserleri - The King Cafe interior giant metal upcycling art sculptures with axe and shield

Sadece goril yokmuş meğer. İç tarafta devasa iki metal heykel (metal sculptures) daha dikiliyor. Biri balta, diğeri kalkan tutuyor. Dişliler ve motor parçalarıyla birleştirilmiş bu eserler, dışarıdaki King Kong'u yapan aynı sanatçının elinden çıkmış gibi. Yanında kahvenizi yudumlarken gözünüz ister istemez onlara takılıyor.

The King kafe metal heykel yakın çekim - cam kasa içinde balta ve kalkan tutan dev figür - The King Cafe close-up of giant metal figure holding axe and shield in glass case

Yakından bakınca detaylar daha da netleşiyor. Bir elinde balta, diğerinde kalkan. Cam kasalar içine alınmışlar ve tavana kadar ulaşan boylarıyla fotoğraflarda ölçeklerini tam yansıtmak zor. Gerçekten etkileyici bir duruşları var.

The King kafe iç mekan altın King Kong duvar heykeli - duvardan fırlayan pozda gümüş dişli - The King Cafe indoor golden King Kong wall sculpture bursting through wall

İç Mekanın Her Köşesinde Gizli Heykeller ve Fotoğraf Noktaları

İçeride de bir King Kong var. Bu altın renkli ve duvardan fırlıyormuş gibi bir pozda yerleştirilmiş. Gümüş renkli dişleri biraz korkutucu görünse de arkadaki siyah-beyaz bina çizimiyle uyumu harika. Burada fotoğraf çektiren çok kişi vardı.

The King kafe Avrupa tarzı duvar önü turuncu sarı kadife kanepeler - sahte pencere ve lamba dekoru - The King Cafe European wall with orange and yellow velvet sofas and faux windows

Avrupa tarzı duvarların önünde turuncu ve sarı kadife kanepeler (velvet sofa) sıralanmış. Duvardaki sahte pencereler ve sokak lambaları sayesinde kendinizi dışarıda bir terastaymış gibi hissedebilirsiniz. Fotoğraf çekilmek için en güzel yerlerden biri kesinlikle burasıydı.

The King kafe renkli bina cepheleri iç dekorasyonu - metal heykeller ve sarmaşıklarla tema park havası - The King Cafe colorful building facade interior with metal sculptures and vine decorations

Biraz daha içeri girdiğinizde atmosfer yine değişiyor. Renkli bina cepheleri (colorful building facades) arasına metal heykeller serpiştirilmiş ve yukarıdan sarmaşıklar sarkıtılmış. Kafe değil de bir tema parkın sokaklarında yürüyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Eşimle nereye oturacağımıza karar verene kadar epey vakit geçti.

The King kafe duvarında mini balkon dekorasyonu - saksılar ve perdelerle detaylandırılmış iç mekan - The King Cafe wall mini balcony decoration with flower pots and curtains

Duvarda böyle detaylar da var: Saksıların asıldığı gerçek mini balkonlar (mini balcony) yapılmış. Perdeleri bile unutulmamış. Sadece büyük bir kafe beklerken her köşede yeni bir şeyler görmek şaşırtıcıydı.

The King kafe zırhlı şövalye heykeli - kılıcını yere saplamış orta çağ şövalyesi - The King Cafe armored medieval knight metal sculpture with sword

Bu da zırhlı bir şövalye heykeli (armored knight sculpture). Kılıcını yere saplamış halde duruyor; yanındaki beyaz sandalyelerle kıyaslayınca boyunun iki insan kadar olduğunu görebilirsiniz. Arkadaki Avrupa tarzı bina setiyle birlikte bakınca gerçekten bir orta çağ köyünün (medieval village) ortasındaymışsınız gibi duruyor.

The King kafe iç mekan panoramik görüntü - avizeler Avrupa tarzı duvarlar ve renkli kanepeler bir arada - The King Cafe full interior panorama with chandeliers European walls metal sculptures and colo

Mekanı bütünüyle görebileceğiniz bir açı. Avizeler, Avrupa tarzı duvarlar, metal heykeller ve renkli kanepeler tek bir karede. Geniş olması bir yana, her bölgenin farklı bir teması olduğu için hiç sıkıcı değil.

The King kafe sipariş tezgahı fırın reyonu ve arkadaki kavisli deniz manzaralı pencere - The King Cafe ordering counter and bakery display with curved ocean view window behind

Ekmek Seçerken Deniz Manzarası İzlemek

Sipariş verdiğiniz yerden bile deniz görünüyor. Fırın reyonunun hemen arkasında büyük ve kavisli bir cam pencere var; pasta seçerken kafanızı kaldırdığınızda Doğu Denizi tam karşınızda. Ekmek seçerken manzara izlemek benim için yeni bir deneyimdi.

The King kafe iç mekandan teras koltuklarına ve çam ağaçları arasından denize bakış - The King Cafe indoor view of terrace seats with pine trees and East Sea horizon

Camın ötesinde teras koltukları görünüyor; orada oturduğunuzda deniz burnunuzun dibinde demektir. Çam ağaçlarının (pine trees) arasından ufuk çizgisi uzanıyor ve içeriden bu manzarayı izlemek bile başlı başına çok huzur verici. Elinizde kahveyle öylece dalıp gitmek için harika bir yer.

The King kafe terasından direkt Doğu Denizi manzarası - çam ağaçları bahçe ve Jusangjeolli yürüyüş yolu - The King Cafe terrace direct East Sea view with pine trees garden and Jusangjeolli trail below

Terastan dışarıya baktığınızda manzara aynen bu. Doğu Denizi sonsuzluğa uzanıyor ve hava güzelse geçen gemileri bile görebilirsiniz. Aşağıda çim bahçesi ve Jusangjeolli Dalga Sesi Yolu (Jusangjeolli Wave Sound Trail) yürüyüş parkuru devam ediyor. Yaklaşık 1.7 km'lik bu parkur, doğal anıt ilan edilen Jusangjeolli kayalıklarını en yakından görebileceğiniz yerdir. Kahvenin tadı ne olursa olsun, sadece bu manzara için bile gelmeye değer.

The King kafe fırın reyonu - mango çikolata ve tiramisu dilim pastalar - The King Cafe bakery display with mango cake chocolate cake and tiramisu slices

The King Fırın Reyonu — Hafta İçi Bile Bol Çeşit

Fırın ve tatlı kısmına da epey özen gösterilmiş. Reyonda taze mango pastaları (mango cake), çikolatalı pastalar (chocolate cake) ve tiramisular (tiramisu) düzenli bir şekilde dizilmişti. Dilim pastaların boyutları oldukça doyurucu görünüyordu ve görsellikleri de bir hayli iştah açıcıydı.

The King fırın reyonu kremalı poğaça ve tiramisu - THE KING BAKERY logolu çikolata ve kivili krema - The King Bakery cream puff with chocolate plate and kiwi whipped cream

Üzerinde "THE KING BAKERY & CAFE" yazılı bir çikolata plakası bulunan kremalı poğaçalar (cream puff) gözüme çarptı. Kivili ve bol kremalı... Yanında da tiramisu vardı. Bir fırın kafe olduğu için tatlı çeşitliliği konusunda beklentiyi karşılıyorlar.

The King kafe imza goril suratlı ekmek - siyah hamur ve beyaz suratlı karakter ekmeği - The King Cafe signature gorilla face bread with black dough and white face

Sanırım buranın imza ürünü bu: Goril suratlı ekmek (gorilla bread). Siyah hamur üzerine beyaz bir surat yapılmış, çok sevimli duruyordu. Ayrıca kruvasan (croissant), tuzlu ekmek (salt bread) ve sarımsaklı baget (garlic baguette) gibi çeşitler de vardı. Hafta içi gitmeme rağmen reyonlar oldukça doluydu. Bazı büyük kafeler tenha zamanlarda sadece birkaç çeşit koyar ama burada öyle değildi.

The King kafe fırın tepsisi - tuzlu ekmek kremalı ekmek ve goril ekmeği - The King Cafe bakery tray with freshly baked salt bread cream bread and gorilla bread

Tuzlu ekmekler ve kremalılar yan yana dizilmişti ve taze görünüyorlardı. Kruvasanların katları da gayet belirgindi. Çeşit sayısı sonsuz değil ama temel ve sevilen lezzetlerin hepsi mevcut.

The King kafe rulo pastalar - kivili yaban mersinli ve incirli tatlılar - The King Cafe roll cakes with kiwi blueberry and fig fruit desserts

Rulo pastalar (roll cake) da vardı. Kivili ve yaban mersinli olanlar cam tabaklarda servis ediliyordu; kesitleri o kadar muntazamdı ki el yapımı oldukları belli oluyordu. Yanında incirli (fig) gibi meyveli seçenekler de mevcuttu. Tatlılar açısından yerel bir pastaneden geri kalır yanı yok.

The King kafe croughnut ve tuzlu ekmek reyonu - The King Cafe croughnut croissant donut and salt bread display

En çok "croughnut" (kruvasan+donut karışımı) ve tuzlu ekmek vardı. Croughnut'ların dışı çıtır duruyordu ve boyutları da oldukça doyurucuydu. Ölü sezonda bile bu kadar doluysa, yoğun dönemlerde reyonları düşünemiyorum bile.

The King kafe imza içeceği The King Einspanner - koyu espresso üzerinde yoğun krema - The King Cafe signature The King Einspanner iced coffee with thick cream in logo glass

İmza İçecekler — The King Einspanner ve Tarçınlı Kremalı Latte

Ben The King Einspanner (7,000₺ / yaklaşık 5 USD) sipariş ettim. Buranın imza içeceklerinden biri; sert bir espressonun üzerinde yoğun bir krema tabakası var. "The King" yazılı cam bardaklarda servis ediliyor ve espresso katmanıyla kremanın kontrastı oldukça şık duruyor.

The King kafe tarçınlı kremalı latte - açık renkli krema katmanı ve deniz manzarası - The King Cafe Cinnamon Cream Latte iced with light cream layer in logo glass with ocean background

Eşim ise Tarçınlı Kremalı Latte (Cinnamon Cream Latte, 7,000₺ / yaklaşık 5 USD) seçti. Einspanner'dan daha açık bir rengi vardı ve krema katmanı daha yumuşaktı. Eşim tarçını sevdiği için çok beğendi, tarçın aroması oldukça dengeliydi.

Einspanner ve tarçınlı latte pencere kenarında yan yana - Doğu Denizi ve kayalık ada manzaralı içecek fotoğrafı - The King Cafe Einspanner and Cinnamon Cream Latte side by side at window seat with Eas

Pencere kenarına koyup bir de böyle çektim; soldaki koyu olan Einspanner, sağdaki açık olan ise tarçınlı latte. Arkadaki deniz ve kayalık ada manzarasıyla birleşince ortaya çok güzel bir kare çıktı. Tadına gelirsek; dürüst olmak gerekirse ikisi de tatlı ve lezzetliydi ama "sırf bu kahve için tekrar gelirim" dedirtecek kadar da değildi. Yine de bu manzara karşısında içince tadı tuzu ikinci planda kalıyor. Sonradan eşime ne içtiğini sorduğumda sadece denizi hatırladığını söyledi. Doğrusu bende de durum aynıydı; buraya kahve tadından ziyade manzara ve atmosfer için gelinir.

The King kafe menü panosu sipariş tezgahı - İngilizce destekli fiyat listesi - The King Cafe menu board on counter monitor with English and Korean pricing

The King Kafe Fiyatları ve Ziyaret Bilgileri

Menü, sipariş tezgahının üzerindeki monitörlerde yer alıyor. İngilizce desteği olduğu için kabaca ne olduğunu anlayabilirsiniz. Fiyatlar çok ucuz sayılmaz: Americano 6,000₺ (~4.50 USD), latte çeşitleri 7,000₺ civarı (~5 USD), smoothieler ise 8,000₺ (~6 USD). Gyeongju şehir merkezindeki kafelere göre biraz daha pahalı ama okyanus manzarası primini (ocean view premium) hesaba katınca kabul edilebilir bir fark. Fiyatların Eylül 2025 ziyaretine göre olduğunu ve değişebileceğini unutmayın.

☕ The King Kafe Menü & Fiyat Bilgisi

※ Fiyatlar Eylül 2025 tarihindeki ziyarete göredir ve değişebilir.

Kahveler
Americano 6,000₺ (~4.50$) · Espresso 6,000₺ · Cappuccino (Sıcak) 6,500₺ · Cafe Latte 6,500₺ · Caramel Macchiato 7,000₺ · Vanilla Latte 7,000₺ · Dolce Latte 7,000₺ · Icecream Latte 7,000₺
İmza İçecekler
The King Einspanner (Soğuk) 7,000₺ (~5$) · Tarçınlı Kremalı Latte (Cinnamon Cream Latte) 7,000₺ (~5$) · Siyah Susamlı Einspanner 7,000₺ · Kafeinsiz (Decaf) +500₺ · Şurup/Ekstra Shot +500₺
Diğer İçecekler & Çaylar
Ev Yapımı Sütlü Çay (Milk Tea) 7,500₺ · Şeftalili Soğuk Çay 6,500₺ · Matcha Latte 7,000₺ · Çilekli Latte 8,000₺ · Limon Çayı 7,000₺ · Greyfurt Çayı 7,000₺ · Papatya/Nane/Earl Grey 6,500₺
Ade & Smoothie & Taze Sular
Mavi Limonata 7,500₺ · Greyfurt Ade 7,500₺ · Elmalı Mango Smoothie 8,000₺ (~6$) · Yaban Mersini Smoothie 8,000₺ · Çikolatalı Muzlu Smoothie 8,000₺ · Sade Yoğurt Smoothie 8,000₺ · Karpuz Suyu 9,500₺ · Domates/Jeju Hallabong Suyu 7,500₺
Fırın Ürünleri
Goril Ekmeği · Tuzlu Ekmek · Croughnut · Kruvasan · Sarımsaklı Baget · Pastalar (Mango, Çikolata, Tiramisu vb.) — Fiyatlar ürüne göre değişir.
📍 Ziyaret Bilgileri (Visit Info)
Adres: 454 Donghaean-ro, Yangnam-myeon, Gyeongju-si, Gyeongsangbuk-do, South Korea
Telefon: +82-54-771-2233
Çalışma Saatleri: Hafta içi 10:00~20:00 / Hafta sonu ve tatiller 09:00~21:00 (Son sipariş kapanıştan 30-40 dk önce)
Tatil: Yıl boyu açık
Otopark: Ücretsiz dev otopark mevcut
Notlar: Çocuk alanı mevcut · 7 yaş altı ücretsiz giriş · Açık hava kum oyun alanı · Asansör mevcut · Wi-Fi mevcut

The King Kafe'ye Nasıl Gidilir ve Çevrede Neler Var?

Gyeongju şehir merkezinden buraya arabayla gelmek yaklaşık 30-40 dakika sürüyor (20 km mesafe). Seokguram veya Bulguksa Tapınağı (Bulguksa Temple) tarafından gelirseniz de yaklaşık 40 dakikanızı alır. Toplu taşıma (public transport) ile gitmek de mümkün ancak otobüsler çok sık geçmediği için saatleri uydurmak zor olabilir. Araç kiralama (rental car) veya taksi (taxi) kullanmanızı öneririm.

The King'in hemen yanında Jusangjeolli Dalga Sesi Yolu yürüyüş parkuru başlıyor. Çevrede Eupcheon Limanı (Eupcheon Port) ve Haseo Limanı (Haseo Port) gibi küçük balıkçı kasabaları da var; bu yüzden sadece kafeye uğramak yerine, sahil yürüyüşünü de ekleyerek yarım günlük bir program yapmanızı tavsiye ederim. Benim o gün vaktim kısıtlı olduğu için yürüyüş yoluna giremedim ama bir dahaki sefere mutlaka deneyeceğim.

Gitmeye Değer mi? — Samimi Bir Değerlendirme

Açıkçası ulaşımı biraz zahmetli. Gyeongju merkezine epey uzak, toplu taşıma kısıtlı ve Yangnam sahili zaten genel turizm rotasının biraz dışında kalıyor. Ama deniz kenarı yerler zaten böyledir; şehir merkezine yakın olsaydı deniz kenarı olmazdı. Bu zahmete katlanıp gittiğinizde göreceğiniz manzara ve mekanın ferahlığı kesinlikle buna değecektir.

Özellikle Gyeongju seyahati sadece tarihi yerleri gezmekten ibaret olduğunda yorucu olabiliyor; arada deniz görerek dinlenmek için burası biçilmiş kaftan. Çocukla gidilir mi derseniz; çocuk alanı ve kum parkı olduğu için aileler için hiçbir sorun yok. Gün batımı (sunset) saatlerinde gökyüzünün çok güzel olduğu söyleniyor, ben öğlen 1 gibi oradaydım o yüzden kendim göremedim.

Yazın giderseniz terasta deniz esintisiyle serinleyebilir, kışın ise camların ardındaki sıcak salonda dalgaları izleyebilirsiniz. Gyeongju'da okyanus manzaralı bir kafe (Gyeongju ocean view cafe) arıyorsanız, Yangnam Jusangjeolli çevresinde bu ölçekte ve bu manzarada başka bir yer bulamazsınız, aklınızda olsun.

Bu yazı aslen https://hi-jsb.blog adresinde yayınlanmıştır.

Yayınlandı 16 Mart 2026 18:04
Güncellendi 10 Nisan 2026 19:50